Bize geldiklerinde ne iyi işitirler, ne iyi görürler! Ama bugün zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Diyanet Vakfı
Onlar, bizim huzurumuza çıkacakları gün (başlarına gelecek olanları) ne iyi duyarlar ve ne iyi görürler (bir görsen)! Fakat o zalimler bugün açık bir sapıklık içindedirler.
Kurtubi Tefsiri
Bize gelecekleri günde nasıl İşitirler, ne biçim görürler! Fakat zulmedenler bu günde apaçık bir sapıklık içindedir.
“Bize gelecekleri günde nasıl İşitirler, ne biçim görürler!” âyeti hakkında: Ebû’l-Abbas dedi ki: Araplar bu tür ifadeleri teaccub (hayret) halinde kullanırlar. Mesela; dedikleri zaman; bu Zeyd ne biçim işitir, ne biçim görür! demek isterler. O bakımdan bunun manası, onların bu hallerine peygamberlerinin hayret etmesi gerektiğine dikkat çekmektir.
el-Ketbî der ki: Kıyâmet gününde şanı yüce ve mübarek olan yüce Allah, Îsa (aleyhisselâm)a:
“İnsanlara: Allah’ı bırakıp da beni ve anamı iki ilâh edinin, diye sen mi söyledin?” (el-Mâide, 5/116) diyeceği Kıyâmet gününde onlardan daha ileri derecede İşiten ve gören hiçbir kimse olmayacaktır.
Buradaki “işitme”nin itaat etmek anlamında olduğu da söylenmiştir. Yani o günde onlar yüce Allah’a ne kadar da itaal edeceklerdir, demek olur.
“Fakat o zulmedenler bu günde” yani dünyada
“apaçık bir sapıklık içindedir.” Kişinin kendisi gibi bir anneden doğmuş, yemiş, içmiş, ihtiyacını karşılamış ve bir takım şeylere gerek duymuş bir kimsenin ilâh olduğuna inanmasından daha büyük bir sapıklık var mıdır? Bu vasfa sahip olan bir kimse hiç şüphesiz kördür, sağırdır ama âhirette azâbı göreceği vakit işitecektir ve görecektir. Fakat bunun ona faydası olmayacaktır. Bu anlamdaki açıklamaları Katade ve başkaları yapmıştır.