De ki: “Onu, Rabbinden, iman edenleri sabit kılmak, bir hidayet ve Müslümanlara müjde olarak Ruh’ul-Kudüs indirdi.”
Diyanet Vakfı
De ki: Onu, Mukaddes Ruh (Cebrail), iman edenlere sebat vermek, müslümanları doğru yola iletmek ve onlara müjde vermek için, Rabbin katından hak olarak indirdi.
Kurtubi Tefsiri
De ki: “Onu Ruhu’l-Kudüs, Rabbinden hak olarak indirmiştir. Îman edenlere tam bir sebat vermek İçin ve müslümanlara hidâyet ve müjde olsun diye.”
“Biz bir âyeti, diğer bir âyetin yerine getirip değiştirdiğimizde -Allah neyi indireceğini en iyi bilen olduğu halde-…” âyetinin, Biz önceki bir şeriati, sonradan gönderdiğimiz yeni bir şeriat ile değiştirdiğimizde… anlamında olduğu söylenmiştir. Bu açıklamayı İbn Bahr yapmıştır. Mücahid der ki: Biz bir âyeti kaldırıp, onun yerine başka bir âyeti koyacak olursak… demektir. Cumhûr da: Biz, bir âyeti onlara öncekinden daha ağır gelen bir başka âyet ile nesh ettiğimizde… diye açıklamışlardır.
Nesh ve tebdil (değiştirmek); bir şeyi kaldırmakla birlikte bir başkasını onun yerine koymak demektir. Nesh’e dair açıklamalar, daha önce el-Bakara Sûresi’nde (2/106. âyetin tefsirinde) yeteri kadar geçmiş bulunmaktadır.
“Sen ancak bir iftiracısın” yalan söyleyen ve kendiliğinden uyduran bir kimsesin
“dediler.” Diyenler, Kureyş kâfirleridir. Onlar bu sözlerini hükmün değiştirilmesini görmeleri üzerine söylemişlerdi, yüce Allah ise şöyle buyurmaktadır:
“Hayır, onların çoğu bilmezler.” Hükümleri teşri edenin de, birinin yerine diğerini koyup değiştirenin de Allah olduğunu bilmezler, Yüce Allah’ın:
“De ki: Onu Ruhu’l-Kudüs… indirmiştir” âyetinde, Ruhu’l-Kudüs’ten kasıt Hazret-i Cebrâîl’dir. O, nesh edeni ve, nesh edileni ile Kur’ân’ın tamamını indirmiştir. Sahih bir isnadla Âmir en-Nehaî’den şöyle dediği rivâyet edilmektedir: “Üç yıl süreyle israfil, Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’a vahiy getirmekle görevlendirildi. O, birer, ikişer kelimeyi getirirdi. Daha sonra Hazret-i Cebrâîl Ona, Kur’ân-ı Kerîm’i indirdi.”
Yine Müslim’in Sahihinde belirtildiğine göre, yeryüzüne o güne kadar hiç inmemiş bir melek, Hamd (Fâtiha) Sûresi’ni Hazret-i Peygamber’e indirmişti Müslim, Salatu’l-Müsafirîn 254; Nesâi, İlli tâli 25. Nitekim bu husustaki açıklamalar, bundan önce el-Fâtiha SÛRESİ’nde (nüzulü ve ahkâmı ile ilgili bölüm, 3- başlıkta) geçmiş bulunmaktadır.
“Rabbinden” Rabbinin kelamından
“hak olarak İndirmiştir.”
“îman edenlere” içindeki delil ve belgelerle
“tam bir sebat vermek için, müslümanlara hidâyet ve müjde olsun diye.”