"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nahl 96

Sizin yanınızdaki tükenir, Allah’ın katındaki ise kalıcıdır. Sabredenlere, yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.

Diyanet Vakfı
Sizin yanınızdaki (dünya malı) tükenir, Allah katındakiler ise bakidir. Elbette sabırlı davrananlara yapmakta olduklarının en güzeliyle mükafatlarını vereceğiz.

Kurtubi Tefsiri
Sizin yanınızdaki tükenir. Allah’ın nezdindekiler ise kalıcıdır. Sabredenlerin mükâfatını elbette yapmakta olduklarının güzeli ile vereceğiz.

“Allah’ın ahdini az bir pahaya satmayın.” Yüce Allah bu âyet ile. rüşveti ve ahidleri bozmak karşılığında mal almayı yasaklamaktadır. Yani, az bir dünyalık karşılığında ahidlerinizi bozmayın. Dünyalığın -çok olsa dahi- az olmakla nitelendirilmesi, zeval bulacak şeylerden olmasından dolayıdır. O bakımdan, kesin olarak dünyalık azdır. Yüce Allah’ın:

“Sîzin yanınızdaki tükenir, Allah’ın nezdindekiler ise kalıcıdır” âyeti ile kastedilen de budur. Bu âyetle yüce Allah, dünyanın durumu ile âhiretin durumu arasındaki farkı açıklamaktadır. Birisi tükenip bitmekte, sonu gelmekte, Allah’ın nezdîndeki bağışlar, lütuflan ve cennetlerinin nimetleri ise, ahdini eksiksiz yerine getiren ve yaptığı akidlerde sebat gösteren kimseler için asla son bulmayacaktır, Şu beyitleri söyleyen ne güzel söylemiş:

“Malın helâli de haramı da bir gün gelir tükenir.

Yarına, geriye günahları kalır.

Allah’ından korkup gerçek takva sahibi olmak,

Ancak kişinin içeceğinin de yiyeceğinin de helâl ve temiz olmasına bağlıdır.”

Bir başka şair de bu konuda şöyle demektedir:

“Farzet ki dünya bütünüyle kendiliğinden senin önüne getirilmektedir.

Peki, sonunda bu değişmeyecek midir?

Senin dünyan ancak bir gölge gibidir,

Seni gölgesinde barındırdı, sonra da zeval bulacağını ilan etti.”

İslâm ve itaat üzere ve masiyetlere karşı

“sabredenlerin mükâfatını elbette yapmakta olduklarının” itaatlerinin

“güzel ile vereceğiz.” Verilecek olanların, itaatlerden daha güzel olmakla nitelendirilmesi, itaatlerin dışında kalan güzelliklerin mubah olmalarından dolayıdır. Mükâfat ise, ancak Allah’ın vaadi gereğince itaatler için söz konusudur.

Âsım ve İbn Kesîr, Elbette… mükâfatlandıracağız” şeklinde tazim “nun”uyla okumuşlardır. Diğerleri ise, “ya” ile (mükâfatlandıracaktır, anlamında) okumuşlardır.

Denildiğine göre, şu “…satmayın” ile bir sonraki âyetin buraya kadarki bölümü, Kindeli, Âbisoğlu İmruu’l-Kays ile onun hasmı İbn Esva’ hakkında inmiştir. Bunlar, bir toprak hakkında anlaşmazlığa düşmüş, İmruu’l-Kays yemin etmek İsteyince, bu âyet-i kerimeyi işitmiş, bunun üzerine yemin etmekten vazgeçmiş ve arkadaşının haklı olduğunu ikrar etmiş. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/nahl-95/,https://kutsalayet.de/nahl-97/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız