"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hicr 90

Tıpkı, bölüştürenlere indirdiğimiz gibi.

Diyanet Vakfı
Nitekim biz, komplo kuranlara (azabı) indirmişizdir.

Kurtubi Tefsiri
Nitekim bölüşülenlere de indirmiştik.

Bu ifadede hazfedilmiş sözler vardır Yani: Ben bir azâb ile apaçık uyaran bir kimseyim, anlamında olup merul olan “azâb” kelimesi hazfedilmiştir. Çünkü “uyarmak ” zaten buna delildir. Nitekim bir başka yerde de şöyle buyurulmaktadır:

“Ben Âd ve Semud’un yıldırımı gibi bir yıldırımla sizi korkutup uyarırım” (Fusilet, 41/13) diye buyurulmaktadir.

Nitekim “anlamındaki kafin fazladan geldiği de söylenmiştir. Yani ben sizi bölüşenlere indirdiğimiz şeyler ile açıkça uyarıcıyım demek olur. Yüce Allah’ın:

“Onun benzeri hiçbir şey yoktur.” (eş-Şûrâ, 42/11) âyetinde olduğu gibi

Manası: Ben sizi bölüşenlerede indirdiğimizin bir benzeri ile açıkça uyanayım, şeklinde olduğu söylendiği gibi, anlamın: “Nitekim biz bölüşenlere de azâb indirmiştik ve (95. âyet-i kerîme ile birlikte) o alay edip duranlara karşı muhakkak ki Biz sana yeteriz. Artık emrolunduğunu açıkça bildir ve haddi aşan o müşriklerden yüz çevir. Çünkü Biz onlardan birçok sıkıntılar çekmiş olduğun ileri gelenlere karşı sana yeteriz, anlamında olduğu da söylenmiştir.

“Bölüşenler”in anlamı ile ilgili olarak yedi farklı görüş vardır:

1- Mukâtil ve el-Ferrâ” der ki: Bunlar Hac döneminde Velid b. el-Muğıre’nin gönderdiği onbir kişidir. Bunlar Mekke’nin dar yollarını, geniş yollarını, dağlardaki yollarını kendi aralarında paylaştırarak bu yollardan geçenlere köle diyorlardı: Aramızda çıkan ve Peygamberlik İddiasında bulunan bu kimseye sakın aldanmayın o bir delidir, bazen o bir sihirbazdır, bazen o bir şairdir, bazen de o bir kahindir, diyorlardı. Onlara bu şekilde “bolüşenler” adının verilmesi bu yollan kendi aralarında paylaştırmalarıdır. Allah bunların hepsinin canlarını en kötü şekilde aldı. Bunlar ayrıca el-Velid bin el-Muğiıe’yi Mescidin kapısında hakem olarak tayin etmişlerdi. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkında ona soru soranlara da: O adamlar doğru söylediler diye cevap verirdi,

2-Katade der ki: Bunlar Kureyş kafirlerinden bir topluluk olup. Allah’ın kitabını bölüştürerek, bir kısmına şiir, bir kısmına büyü, bir kısmına kehânet bir kısmına da öncekilerin efsaneleri ismini vermişlerdi.

3-İbn Abbâs der ki: Bunlar kitabın bir bölümüne îman edip bir bölümünü inkâr eden kimselerdir.

4-İkrime de böyle demiştir: Bunlar ehl-i kitab kimselerdir. Onlara “bölüşenler” adının veriliş sebebi, alay eden kimseler oluşları ve onların kimisinin: Bu sûre benimdir bu sûre de senin olsun, demeleridir. İşte dördüncü görüş de budur.

5-Katade der ki: Bunlar kitaplarını bölüştüler darmadağın ve parçalara ayırdılar ve tahrif ettiler.

6-Zeyd b. Eslem der ki: Burada kastedilenler, Tiz, Salih’in kavmidir. Bunlar onu öldürmek üzere kasem ettiklerinden dolayı onlara el-müktesîm’in” (yani yemin eden, kasem eden kimseler) ismi verilmiştir. Nitekim yüce Allah:

“Kendi aralarında Allah adına yemin ederek dediler ki: Ona ve aile halkına gece baskın yapalım..,” (En-Neml, 27/49) âyetiyle buna işaret etmektedir.

7-el-Ahfeş der ki: Bunlar karşılıklı olarak yemin ile kendi aralarında bazı hususları, bölüşen bir topluluktu. Denildiğine göre bunlar As b. Vail Rabia’nın iki oğlu Utbe ve Şeybe, Ebû Cehil b. Hişam, Ebul-Bahteri b. Hişam, en-Nadr b. Haris Umeyye b. Haleb ve Münebbih b. Haccac’dırlar. Bunu da el-Maverdi nakletmektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hicr-89/,https://kutsalayet.de/hicr-91/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız