Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, artık din bakımından sizin kardeşlerinizdir. Ayetleri bilen bir topluluk için açıklıyoruz.
Diyanet Vakfı
Fakat tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.
Kurtubi Tefsiri
Eğer tevbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse, artık dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme âyetleri uzun uzadiya açıklarız.
“Eğer tevbe eder yani, şirkten vazgeçip İslâm’ın hükümlerine bağlanacak olurlarsa “…artık dinde kardeşlerinizdir. Sizin kardeşleriniz olurlar. İbn Abbâs der ki: Bu âyet-i kerîme kıble ehlinin kanlarının (haksız yere dökülmesini) haram kılmaktadır. Bu anlamdaki açıklamalar önceden geçmiş bulunmaktadır. İbn Zeyd der ki: Yüce Allah namaz ve zekâtı farz kılmış ve bunlar arasında ayırım gözetilmesini de, zekât vermeden namazı da kabul etmemiştir.
İbn Mes’ûd der ki: Size namaz kılmak ve zekât vermek emrolundu. Zekât vermeyenin namazı yoktur. Hadîs-i şerîfte de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ın şöyle buyurduğu rivâyet edilmektedir: “Yüce Allah: “Allah’a itaat edin ve Rasûlüne de itaat edin” diye buyurduğu halde bir kimse ben Allah’a itaat ederim ama Rasûlüne itaat etmem derse, yüce Allah: “Namazı kılın, zekâtı verin” diye buyurduğu halde, bir kimse ben namazı kılarım ama zekât vermem derse, yine aziz ve celil olan Allah: “Bana ve ana-babana şükret” diye buyurduğu halde, Allah’a şükretmek ile ana-babasına şükretmek arasında ayırım gözetmek suretiyle üç şeyi birbirinden ayrı gören kimseyi Allah da Kıyâmet gününde kendisiyle rahmeti arasına ayrılık koyar. ” Kaynağını tesbir edemedik.
“Biz, bilen bir kavme âyetleri uzun uzadıya açıklarız”, beyan ederiz. Özellikle “bilen”lerin sözkonusu edilmesi ise, bu âyetlerden asıl yararlananların onlar oluşundan dolayıdır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.