Onları doğru yola çağırsanız size uymazlar. Onları çağırsanız da susup kalsanız da sizin için birdir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve in ted’uhum ilel huda (onları doğru yola çağırsanız) la yettebiukum (size uymazlar) sevaun aleykum (sizin için birdir) e deavtumuhum (onları çağırmanız) em entum samitun (yahut susmanız)
Mukatil Tefsiri
Sonra Peygambere şöyle buyurdu: “Onları doğru yola çağırsan”; yani Mekke kâfirlerini hidayete çağırsan, “sana uymazlar.” Burada yalnızca Peygamber kastedilmektedir. “Onları doğru yola çağırsanız da susup kalsanız da sizin için birdir”; yani sessiz kalsanız da aynıdır. Bununla Peygamber kastedilmektedir; çünkü onlar size uymazlar.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah, bu müşriklerin Rablerine ibadette ortak koştukları varlıkları niteleyip kusurlarını açıklayarak şöyle buyuruyor: Ey insanlar, siz onları dosdoğru yola ve doğru, sağlam bir işe çağırsanız size uymazlar. Çünkü onların aklı yoktur. Bu sebeple eğri ve yanlış yolu bırakıp doğru ve düzgün yolu seçemezler.
Yüce Allah, onların sahte tanrılarını böyle nitelemekle müşrikleri, içinde bulundukları büyük yanılgı ve kötü tercih konusunda uyarmayı amaçlamıştır. Şöyle demektedir: Kendisi doğru yola çağrıldığı ve doğru yol kendisine gösterildiği hâlde onu tanımayan, doğruluk ile sapıklık arasındaki farkı anlamayan bir varlık sizi nasıl doğru yola götürebilir? Ona doğru yol için seslenmenizle susmanızın hiçbir farkı yoktur; çünkü seslenişinizi anlamaz, sesinizi işitmez ve kendisine söyleneni kavrayamaz.
Öyleyse bu özelliklere sahip bir varlığa nasıl ibadet edilir? Böyle bir şeyi tanrı edinen kişinin cehaletinin büyüklüğü nasıl fark edilmez? Gerçekten ibadet edilmeye layık Rab, kendisine ibadet edene fayda sağlayan, kendisine karşı gelene zarar verebilen, dostuna yardım eden, düşmanını yardımsız bırakan, kendisine itaat edeni doğru yola ileten ve kendisine dua edenin duasını işitendir.
Ayette “Onları çağırsanız da susup kalsanız da sizin için birdir” denilmiştir. Burada bir tarafta geçmiş zamanlı bir fiil, diğer tarafta ise isim biçimindeki “susup kalanlar” ifadesi kullanılmıştır. Arapların sözünde buna benzer kullanımlar bulunmaktadır. Nitekim bir şair şöyle demiştir:
Senin için çöl ile,
Nemîr b. Âmir’in çadır halkı arasında bir gece geçirmen birdir.
Bu sözün bir başka naklinde ikinci bölüm “yahut sen geceleyen biri olsan” şeklinde de aktarılmıştır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…