"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Araf 11

Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra meleklere: Âdem’e secde edin, dedik; onlar da secde ettiler, İblis hariç; o, secde edenlerden olmadı.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve lekad halaknakum (andıolsun sizi yarattık) summe savvernakum (sonra size şekil verdik) summe kulna lil melaiketiscudu li ademe (sonra meleklere Adem’e secde edin dedik) fe secedu illa iblis (İblis hariç secde ettiler) lem yekun mines sacidin (o secde edenlerden olmadı)

Mukatil Tefsiri
Andolsun, sizi yarattık, yani Âdem’i; sonra size şekil verdik, yani Âdem’in soyuna erkek ve kadın, beyaz ve siyah, düzgün ve düzgün olmayan şekiller verdik; sonra yeryüzünde bulunan meleklere, aralarında Allah’ın düşmanı İblis de bulunduğu hâlde: Âdem’e secde edin, dedik; onlar da ona secde ettiler. Sonra İblis’i istisna ederek şöyle buyurdu: İblis hariç; o, meleklerle birlikte Âdem’e secde edenlerden olmadı.

Taberi Tefsiri
Tevil ehli bunun tevili hakkında ihtilaf etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Bunun tevili, Ey insanlar, andolsun ki sizi Âdem’in sulbünde yarattık, sonra sizi kadınların rahimlerinde yaratılmış bir varlık ve Âdem’in suretine benzer bir şekil üzere biçimlendirdik, şeklindedir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah b. Sâlih rivayet etti, dedi ki: Bana Muâviye, Ali b. Ebî Talha’dan, o da İbn Abbâs’tan Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; İbn Abbâs şöyle dedi: Sizi yarattık sözüyle Âdem kastedilmiştir, size şekil verdik sözüyle ise onun nesli kastedilmiştir. Bana Muhammed b. Sa‘d rivayet etti, dedi ki: Bana babam rivayet etti, dedi ki: Bana amcam rivayet etti, dedi ki: Bana babam, kendi babasından, o da İbn Abbâs’tan Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik ayeti hakkında rivayet etti; İbn Abbâs şöyle dedi: Sizi yarattık sözüyle Âdem, size şekil verdik sözüyle ise ondan sonra gelen Âdem’in nesli kastedilmiştir. Bize İbn Humeyd rivayet etti, dedi ki: Bize Hakkâm, Ebû Cafer’den, o da Rebî‘den rivayet etti: Andolsun, sizi yarattık, yani Âdem’i; sonra size şekil verdik, yani rahimlerde. Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize İshak rivayet etti, dedi ki: Bize Abdurrahman b. Sa‘d rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Cafer er-Râzî, Rebî‘ b. Enes’ten Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında haber verdi; Rebî‘ şöyle dedi: Sizi Âdem’in yaratılışıyla yarattık, sonra annelerinizin karınlarında size şekil verdik. Bana Muhammed b. Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bize Ahmed b. Mufaddal rivayet etti, dedi ki: Bize Esbât, Süddî’den Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; Süddî şöyle dedi: Âdem’i yarattık, sonra nesline rahimlerde şekil verdik. Bize Bişr b. Muâz rivayet etti, dedi ki: Bize Yezîd b. Zürey‘ rivayet etti, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; Katâde şöyle dedi: Allah Âdem’i çamurdan yarattı, sonra sizi annelerinizin karınlarında yaratılıştan yaratılışa şekillendirdi; önce alaka, sonra bir çiğnem et, sonra kemikler hâline getirdi, ardından kemiklere et giydirdi, sonra onu başka bir yaratılış olarak meydana getirdi. Bize Muhammed b. Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize Muhammed b. Sevr, Ma‘mer’den, o da Katâde’den rivayet etti; Katâde şöyle dedi: Allah Âdem’i yarattı, ardından ondan sonra gelen nesline şekil verdi. Bize İbn Vekî‘ rivayet etti, dedi ki: Bize Ömer b. Hârûn, Nasr b. Meşâris’ten, o da Dahhâk’tan Sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; Dahhâk: Onun nesli, dedi. Bana Hüseyin b. Ferec’den rivayet edildi, dedi ki: Ebû Muâz’ı şöyle derken işittim: Bize Ubeyd b. Süleyman, Dahhâk’tan Andolsun, sizi yarattık sözü hakkında haber verdi; Dahhâk: Âdem’i, sonra size şekil verdik sözüyle de onun neslini kastetmektedir, dedi. Başkaları ise bunun anlamının Andolsun, sizi babalarınızın sulblerinde yarattık, sonra annelerinizin karınlarında size şekil verdik olduğunu söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bize İbn Vekî‘ rivayet etti, dedi ki: Bize babam, Şerîk’ten, o Simâk’tan, o da İkrime’den Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; İkrime şöyle dedi: Sizi erkeklerin sulblerinde yarattık, kadınların rahimlerinde size şekil verdik. Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize Hammânî rivayet etti, dedi ki: Bize Şerîk, Simâk’tan, o da İkrime’den bunun benzerini rivayet etti. Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti, dedi ki: Bize Müemmel rivayet etti, dedi ki: Bize Süfyân rivayet etti, dedi ki: A‘meş’i Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik ayetini okurken işittim; şöyle dedi: Sizi erkeklerin sulblerinde yarattık, sonra kadınların rahimlerinde size şekil verdik. Başkaları ise bunun anlamının Sizi yarattık, yani Âdem’i; sonra size şekil verdik, yani onun sulbünde olduğu şeklinde olduğunu söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bana Muhammed b. Amr rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Âsım rivayet etti, dedi ki: Bize Îsâ, İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den Allah’ın Andolsun, sizi yarattık sözü hakkında rivayet etti; Mücâhid: Âdem’i, dedi; sonra size şekil verdik sözü hakkında ise: Âdem’in sulbünde, dedi. Bana Müsenna rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Huzeyfe rivayet etti, dedi ki: Bize Şibl, İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti: Âdem’in sulbünde. Bize Kâsım rivayet etti, dedi ki: Bize Hüseyin rivayet etti, dedi ki: Bana Haccâc, İbn Cüreyc’den, o da Mücâhid’den Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında rivayet etti; Mücâhid: Size Âdem’in sulbünde şekil verdik, dedi. Bana Hâris rivayet etti, dedi ki: Bize Abdülazîz rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Sa‘d el-Medenî rivayet etti, dedi ki: Mücâhid’i Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında şöyle derken işittim: Âdem’in sulbünde, âhirette sevap bakımından varacağınız hâle göre. Başkaları ise bunun anlamının Andolsun, sizi annelerinizin karınlarında yarattık, sonra orada size şekil verdik olduğunu söylemiştir. Bunu söyleyenlerin zikri: Bize Muhammed b. Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize Muhammed b. Sevr, Ma‘mer’den, onun da adını zikrettiği bir kimseden rivayet etti; Sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü hakkında şöyle dedi: Allah insanı rahimde yarattı, sonra ona şekil verdi; işitme organını, görme organını ve parmaklarını meydana getirdi.

Ebû Cafer dedi ki: Doğruya en uygun görüş, bunun tevili hakkında Andolsun, sizi yarattık, yani Âdem’i yarattık; sonra size şekil verdik, yani Âdem’e şekil vermemizle size şekil verdik diyenlerin görüşüdür. Nitekim daha önce Arapların, anlam bakımından onun selefi kastedildiği hâlde bir adama hitap ederek fiilleri ona nispet etmelerini açıklamıştık. Şanı yüce olan Allah da Allah’ın Elçisi döneminde müminlerin arasında bulunan Yahudilere şöyle buyurmuştur: Hani sizden sağlam söz almış ve Tûr’u üzerinize kaldırmıştık; size verdiğimiz şeye kuvvetle sarılın (Bakara 63). Bunun gibi, hitabın yaşayan ve mevcut kimselere yöneltildiği, fakat bununla geçmişte bulunmuş ve artık mevcut olmayan atalarının kastedildiği başka ifadeler de vardır. Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözü de böyledir; anlamı Andolsun, babanız Âdem’i yarattık, sonra ona şekil verdik şeklindedir. Bu görüşün doğruya en uygun görüş olduğunu söylememizin sebebi, bunun ardından Sonra meleklere: Âdem’e secde edin, dedik sözünün gelmesidir. Mübarek ve Yüce Allah’ın, Âdem’in nesline annelerinin karınlarında şekil vermesinden önce, hatta onların annelerini yaratmasından önce meleklere Âdem’e secde etmelerini emrettiği bilinmektedir. Arapların dilinde sonra kelimesi, kendisinden sonra gelen şeyin kendisinden önce gelenden sonra meydana geldiğini bildirmeksizin kullanılmaz. Nitekim bir kimse Kalktım, sonra oturdum dediğinde, oturmak sonra kelimesiyle kalkmaya bağlandığı için ancak kalkmadan sonra gerçekleşmiş olur; bütün sözlerde de durum böyledir. Eğer buradaki atıf vav ile yapılmış olsaydı, vavdan sonra zikredilen şeyin ondan önce zikredilenden daha önce gerçekleşmesi mümkün olurdu. Nitekim bir kimsenin Kalktım ve oturdum demesinde, oturmanın kalkmadan önce gerçekleşmiş olması mümkündür; çünkü vav atıf için söze girdiğinde, kendisinden sonra gelen şeye kendisinden önce gelenin sahip olduğu anlamı verir, fakat bu iki şeyin aynı zamanda mı yoksa ayrı iki zamanda mı gerçekleştiğine, eğer ayrı zamanlarda gerçekleşmişlerse hangisinin önce ve hangisinin sonra olduğuna kendi başına delalet etmez. Açıkladığımız sebepten dolayı Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik sözünün tevili ancak zikrettiğimiz şekilde doğru olabilir. Eğer biri, Arapların bazen şiir zarureti sebebiyle vavın yerinde sonra kelimesini kullandıklarını düşünerek bazı kimselerin şu sözündeki gibi bunun da mümkün olduğunu zannederse: Rebîa’ya, babalar bakımından sonra anneler bakımından onların en hayırlısı kimdir, diye sordum; o da: Niçin? dedi; burada kastedilen babalar ve anneler bakımından şeklindedir; fakat durum onun zannettiğinin aksinedir. Çünkü şanı yüce olan Allah’ın kitabı Arapların dillerinin en fasihiyle indirilmiştir ve onda bir sözün daha fasih ve daha meşhur dil kullanımında anlaşılır bir anlamı ve bilinen bir yönü bulunduğu hâlde onu dillerindeki şaz kullanıma yöneltmek câiz değildir. Arapların sözünü bilme hususunda bilgisi zayıf olan bazı kimseler ise bunu, lafızda sonraya bırakılmış fakat anlam bakımından öne alınmış ifadelerden saymış ve anlamının Andolsun, sizi yarattık, sonra meleklere: Âdem’e secde edin, dedik, sonra size şekil verdik olduğunu ileri sürmüştür. Bu, Arapların sözünde câiz değildir; çünkü onlar sonra kelimesini, kendisinden önceki habere göre anlam bakımından öne alınması kastedilerek söze sokmazlar. Bununla birlikte, anlamının sonra gelmek olduğuna dair söz içinde bir delil bulunduğunda onu sözde öne alabilirler. Nitekim Abdullah kalktı, sonra Amr denildiğinde bunun benzeri mümkündür; fakat Abdullah kalktı, sonra Amr oturdu denildiğinde, haber doğru olduğu takdirde Amr’ın oturmasının Abdullah’ın kalkmasından sonra gerçekleşmiş olması dışında bir anlam câiz değildir. Mübarek ve Yüce Allah’ın Andolsun, sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra meleklere: Secde edin, dedik sözü de bir kimsenin Abdullah kalktı, sonra Amr oturdu sözü gibidir; daha önce açıkladığımız sebeplerden dolayı Allah’ın meleklere Âdem’e secde etmelerini emretmesinin yaratma ve şekil vermeden sonra gerçekleşmiş olması dışında bir anlam câiz değildir. Meleklere: Âdem’e secde edin sözüne gelince, şanı yüce olan Allah şöyle buyurmaktadır: Âdem’e şekil verip onu düzgün bir yaratılış hâline getirdiğimiz ve ona ruhumuzdan üflediğimiz zaman, meleklere onları emirle denemek ve imtihan etmek için Âdem’e secde edin dedik ki içlerinden itaat edenle isyan edeni ortaya çıkaralım; onlar da secde ettiler, yani melekler secde ettiler, İblis hariç; çünkü Allah ona ve onun dışındaki diğer meleklere secde etmelerini emrettiği zaman o, Âdem’e secde edenlerden olmadı. Şanı ve celâli yüce olan Allah’ın meleklerini Âdem’e secde etmekle hangi sebeple imtihan ettiğini, İblis’e verilen emri ve onun kıssasını daha önce yeterince açıklamıştık; bu sebeple burada yeniden zikretmeye ihtiyaç yoktur.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/araf-10/,https://kutsalayet.de/araf-12/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız