Hırsızlık yapan erkek ve hırsızlık yapan kadının, yaptıklarına karşılık Allah tarafından bir ceza ve ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ves sariku (erkek hirsiz) ves sarikatu (ve kadin hirsiz) faktau (kesin) eydiyehuma (ellerini) cezauen (bir ceza olarak) bima (sey sebebiyle ki) keseba (kazandilar) nekalen (ibret verici ceza) minallahi (Allahtan) vallahu (ve Allah) azizun (gucludur) hakim (hikmet sahibidir)
Mukatil Tefsiri
“Hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin” buyruğu, onların sağ ellerinin bilekten kesilmesi demektir.
“Yaptıklarına karşılık” buyruğu, çalmış olmalarına karşılık demektir.
“Allah tarafından bir ceza olmak üzere” buyruğu, elin kesilmesi Allah tarafından verilen bir cezadır, demektir.
“Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir” buyruğu da böyledir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bir erkek veya bir kadın hırsızlık ederse, ey insanlar, onun elini kesin. “Hırsız erkek” ve “hırsız kadın” kelimelerinin merfû olarak gelmesinin sebebi, belirli şahısları değil genel olarak bu niteliği taşıyan kimseleri ifade etmeleridir. Eğer belirli bir erkek ve belirli bir kadın kastedilmiş olsaydı, sözün gelişine göre mansup olarak gelmeleri gerekirdi.
Abdullah b. Mesud’un bu ayeti şöyle okuduğu rivayet edilmiştir: “Hırsız erkekler ve hırsız kadınlar…” İbn Vekî‘ bize rivayet etti; dedi ki: Yezîd b. Hârûn bize İbn Avn’dan, o da İbrahim’den rivayet etti. İbrahim dedi ki: Bizim kıraatimizde şöyleydi; bazen de “Abdullah’ın kıraatinde” diyerek şöyle okurdu: “Hırsız erkekler ve hırsız kadınlar; onların sağ ellerini kesin.” Yine İbn Vekî‘ bize rivayet etti; dedi ki: İbn Uleyye bize İbn Avn’dan, o da İbrahim’den rivayet etti ki bizim kıraatimizde: “Hırsız erkekler ve hırsız kadınlar; onların sağ ellerini kesin” şeklindeydi.
Bu kıraat, bizim açıkladığımız mananın doğruluğuna ve “hırsız erkek” ile “hırsız kadın” ifadelerinin yükseltilmiş (merfû) olarak kullanılmasının sebebine delildir.
Yüce Allah’ın “ellerini kesin” buyruğundaki maksat ise sağ elleridir. Nitekim Muhammed b. Hüseyin bana rivayet etti; dedi ki: Ahmed b. Mufaddal bize rivayet etti; dedi ki: Esbât bize Süddî’den rivayet etti. Süddî, “ellerini kesin” ifadesi hakkında: “Sağ elleri” demiştir. İbn Vekî‘ de bize rivayet etti; dedi ki: Babam bize Süfyân’dan, o da Câbir’den, o da Âmir’den rivayet etti ki Abdullah’ın kıraatinde: “Hırsız erkek ve hırsız kadın; onların sağ ellerini kesin” şeklindeydi.
Daha sonra âlimler, Allah’ın burada kastettiği hırsızın kim olduğu konusunda ihtilaf etmişlerdir.
Bir grup şöyle dedi: Burada kastedilen, üç dirhem veya daha fazla çalan hırsızdır. Bu görüş Medine ehlinin bir topluluğuna, bunlar arasında da Mâlik b. Enes’e ve onun görüşünü benimseyenlere aittir. Delil olarak da Resûlullah’ın üç dirhem değerindeki bir kalkan sebebiyle hırsızın elini kestirdiğini zikretmişlerdir.
Başka bir grup ise şöyle dedi: Burada kastedilen, çeyrek dinar veya onun değerinde bir mal çalan kimsedir. Bu görüş Evzâî’ye ve onun görüşünü benimseyenlere aittir. Delilleri ise Âişe’den rivayet edilen şu hadistir: Resûlullah şöyle buyurmuştur: “El kesme cezası çeyrek dinar ve daha fazlasında uygulanır.”
Bir başka grup da şöyle dedi: Burada kastedilen, on dirhem veya daha fazla çalan hırsızdır. Bu görüş Ebû Hanife ve onun öğrencilerine aittir. Delil olarak Abdullah b. Ömer ve İbn Abbas’tan rivayet edilen şu haberi ileri sürmüşlerdir: Resûlullah, değeri on dirhem olan bir kalkan sebebiyle el kestirmiştir.
Başka bir grup ise az veya çok fark etmeksizin her hırsızın bu ayetin kapsamına girdiğini söylemiştir. Onlara göre ayetin lafzı umum ifade etmektedir ve kesin bir delil olmaksızın bu umumdan herhangi bir şeyi çıkarmak caiz değildir. Ayrıca Resûlullah’tan bunun yalnızca belirli bir miktar çalan hırsızlar hakkında olduğuna dair sahih bir haber gelmediğini söylemişlerdir. Onlara göre Resûlullah’ın hangi miktarda hırsızlıkta el kestirdiğine dair rivayetler farklı ve karışıktır. Resûlullah’ın bir dirhem çalanı getirildiğinde serbest bıraktığına dair herhangi bir rivayet de bulunmamaktadır. Sadece üç dirhem değerindeki bir kalkan sebebiyle el kestirdiği rivayet edilmiştir. Bu sebeple daha düşük bir miktar çalan getirilseydi onun da elini kestirebilmiş olması mümkündür demişlerdir. Ayrıca İbn Zübeyr’in bir dirhem için el kestirdiği ve İbn Abbas’ın da ayetin genel anlam taşıdığını söylediği rivayet edilmiştir.
İbn Humeyd bize rivayet etti; dedi ki: Yahyâ b. Vâdıh bize rivayet etti; dedi ki: Abdülmü’min bize Necde el-Hanefî’den rivayet etti. Necde dedi ki: İbn Abbas’a “Hırsız erkek ve hırsız kadın” ayetinin özel mi yoksa genel mi olduğunu sordum. O da: “Bilakis geneldir” dedi.
Bu konuda bize göre doğru olan görüş, ayetin hırsızların belirli bir kısmını kastettiği ve bunların da çeyrek dinar veya onun değerinde bir şey çalan kimseler olduğudur. Çünkü Resûlullah’tan sahih olarak şu hadis rivayet edilmiştir: “El kesme cezası çeyrek dinar ve daha fazlasında uygulanır.” Bu meseledeki ihtilafları, tarafların delillerini ve en doğru görüşün gerekçelerini “Kitâbü’s-Serika” adlı eserimizde ayrıntılı olarak açıkladığımızdan burada tekrar ederek sözü uzatmak istemedik.
Yüce Allah’ın “Yaptıklarına karşılık bir ceza olarak” buyruğu ise şu anlama gelir: Bu ceza, onların hırsızlık yapmalarına ve gizlice mal çalma yoluyla Allah’a isyan etmelerine karşılık verilen bir karşılıktır.
“Allah tarafından bir ibret ve ceza olarak” buyruğu ise, onların hırsızlıkları sebebiyle Allah tarafından verilen bir ceza ve caydırıcı bir yaptırım demektir.
Katâde bu ayet hakkında şöyle demiştir: Bişr b. Muâz bize rivayet etti; dedi ki: Yezîd b. Zürey‘ bize rivayet etti; dedi ki: Saîd bize Katâde’den rivayet etti. Katâde, “Hırsız erkek ve hırsız kadın; yaptıklarına karşılık ellerini kesin; bu Allah tarafından bir ceza ve ibrettir” ayeti hakkında şöyle dedi: “Hadleri uygularken onlara karşı aşırı merhamet göstermeyin. Allah’a yemin olsun ki Allah herhangi bir şeyi emretmişse mutlaka onda bir maslahat vardır; herhangi bir şeyi yasaklamışsa mutlaka onda bir fesat vardır.”
Ömer b. Hattab da şöyle derdi: “Hırsızlara karşı kararlı olun; ellerini el karşılığı, ayaklarını ayak karşılığı kesin.”
“Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir” buyruğunun anlamı da şudur: Allah, bu hırsız erkekten, bu hırsız kadından ve diğer günahkârlardan intikam almaya gücü yetendir. Hükmünde ve onlar hakkındaki takdirinde hikmet sahibidir. Bu sebeple ey müminler! Hırsızlar ve diğer suçlular hakkında koyduğum hükümleri uygulamakta gevşeklik göstermeyin. Çünkü dünyada onlar için bir ceza olarak belirlediğim bu hükümleri bilgi ve hikmetimle takdir ettim; bunlarda hem onların hem de sizin yararınız bulunmaktadır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…