"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 95

De ki: Allah doğru söylemiştir. Öyleyse dosdoğru olarak İbrahim’in milletine uyun. O, müşriklerden değildi.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kul sadaka llah (de ki Allah doğru söyledi) fettebiu millete ibrahime hanifen (İbrahim’in dosdoğru yoluna uyun) ve ma kane mine l-muşrikin (o müşriklerden değildi)

Mukatil Tefsiri
“De ki: Allah doğru söylemiştir.” Bu, Allah’ın şu sözünü indirdiği zamandır: “İbrahim ne Yahudi idi ne de Hristiyan…” (Âl-i İmrân 67) ayetin sonuna kadar. Yahudiler ve Hristiyanlar: “İbrahim ve peygamberler bizim dinimiz üzereydi.” dediler. Bunun üzerine Peygamber şöyle buyurdu: “İbrahim’in Beyt’i hac ettiğini siz biliyorsunuz. Öyleyse niçin Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?” Burada ayetlerden maksat hacdır.

İşte Allah’ın şu sözü bunun hakkındadır: “De ki: Allah doğru söylemiştir. O halde hanif olarak İbrahim’in dinine uyun.” Yani hac eden biri olarak İbrahim’in dinine uyun.

“O, müşriklerden değildi.” Yani o ne Yahudi idi ne de Hristiyan idi.

Taberi Tefsiri
Allah Teâlâ bununla şöyle buyurmaktadır: Ey Muhammed! De ki: Allah, “Bütün yiyecekler İsrailoğullarına helaldi” buyurmakla doğru söylemiştir. Allah, ne İsrail’e ne de onun çocuklarına damarları, deve etlerini ve deve sütlerini haram kılmıştır. Bunlar, Allah’ın Tevrat’ta haram kılmasıyla değil, İsrail’in kendi nefsine ve çocuklarına haram kıldığı şeylerdir. Allah’ın kullarına verdiği bütün haberlerde de doğru olan O’dur. Ey Yahudi topluluğu! Siz ise bunların Tevrat’ta Allah tarafından haram kılındığını ileri sürmekle yalan söyleyen, Allah’a iftira eden ve O’na karşı batıl sözler uyduran kimselersiniz.

“Öyleyse İbrahim’in milletine uyun” buyruğunun anlamı şudur: Eğer ey Yahudiler, Allah’ın peygamberleri ve elçileri için razı olduğu din üzerinde bulunduğunuz iddianızda doğru iseniz, Allah’ın dostu İbrahim’in milletine uyun. Çünkü siz, Allah’ın kulları için din olarak razı olduğu şeyin, peygamberlerini onunla gönderdiği yolun İbrahim’in yolu olduğunu bilirsiniz. Bu yol hanifliktir; yani İslâm üzerinde ve onun hükümleri doğrultusunda dosdoğru olmaktır. Yahudilik, Hristiyanlık ve şirk dini değil.

“O müşriklerden değildi” buyruğunun anlamı ise şudur: İbrahim, ibadetinde Allah’ın yarattıklarından hiçbirini O’na ortak koşmuyordu.

Buna göre ey Yahudiler! Siz de birbirinizi Allah’tan başka rabler edinmeyin; İbrahim’in Rabbine itaat ettiği gibi insanlara itaat etmeyin.

Ey putperestler! Siz de putları ve heykelleri rabler edinmeyin, Allah’tan başka hiçbir şeye kulluk etmeyin. Çünkü Rahmân’ın dostu İbrahim’in dini, ibadeti yalnız Rabbine has kılmak ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamaktı. Siz de onun gibi ibadeti yalnız Allah’a tahsis edin ve ibadette O’na hiçbir ortağı ortak koşmayın.

Hepiniz İbrahim’in hak üzere ve dosdoğru bir hidayet üzerinde olduğunu kabul etmektesiniz. O hâlde hepinizin doğruluğunda birleştiği hanif milletine uyun ve ey çeşitli fırkalar, onun dışındaki dinler hakkında düştüğünüz ayrılıkları terk edin. Çünkü onlar sizin sonradan ortaya çıkardığınız bidatlerdir. Hepinizin doğruluğunu kabul ettiği İbrahim’in milletine dönün. Zira üzerinde ittifak ettiğiniz bu hanif İbrahim dini, benim razı olduğum ve peygamberlerimle gönderdiğim haktır. Bunun dışındaki yollar ise batıldır ve kıyamet günü kullarımdan hiç kimseden onları kabul etmem.

Allah’ın:

“O müşriklerden değildi”

buyurmasının anlamı şudur: İbrahim müşriklerin topluluğundan, taraftarlarından ve dostlarından değildi. Çünkü müşrikler küfürleri üzerinde birbirlerine destek olur, birbirlerine yardım ederler. Allah, dostu İbrahim’i onların arasında bulunmaktan, onların yardımcıları ve dostları olmaktan uzak tutmuştur.

Allah burada müşriklerden maksadının Yahudiler, Hristiyanlar ve haniflik dışındaki bütün din mensupları olduğunu bildirmektedir. Yani İbrahim, bu şirk karışmış dinlerden hiçbirine mensup değildi; aksine o, hanif ve Müslümandı.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/ali-imran-94/,https://kutsalayet.de/ali-imran-96/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız