"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Bakara 89

Kendilerinde bulunanı doğrulayan Allah katından bir kitap geldiğinde -ki daha önce inkâr edenlere karşı onunla zafer isterlerdi- tanıyıp bildikleri şey kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Allah’ın laneti kâfirlerin üzerine olsun.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve (ve) lemmâ (ne zaman) câehum (onlara geldi) kitâbun (bir kitap) min (tarafından) ‘indillâhi (Allah katından) musaddikun (doğrulayıcı) limâ (şeyi ki) me‘ahum (yanlarında) ve (ve) kânû (önceden) min (önce) yesteftihûne (yardım isterlerdi) ‘alellezîne (o kimselere karşı ki) keferû (inkâr ettiler) fe-lemmâ (ne zaman) câehum (onlara geldi) mâ (şey ki) ‘arafû (tanıdılar) keferû (inkâr ettiler) bihî (ona) fe-la‘netullâhi (Allah’ın laneti) ‘alel-kâfirîn (inkârcıların üzerine)

Mukatil Tefsiri
“Kendilerinde bulunanı doğrulayan Allah katından bir kitap geldiğinde…” Yani Muhammed’in Kur’an’ı geldiğinde. O Kur’an, Tevrat’taki Muhammed ve Kur’an haberlerini doğruluyordu. Bu ayet Yahudiler hakkında indi; Ebû Râfi‘, İbn Ebî’l-Hukayk, Ebû Nâfi‘ ve Gurâr bunlardandır.

“Daha önce inkâr edenlere karşı onunla zafer isterlerdi.” Bunun benzeri Enfâl sûresindeki: “Eğer fetih istiyorsanız…” (Enfâl 19) ayetidir. Yahudiler, Cüheyne, Müzeyne, Benî Uzre, Esed, Gatafân ve çevrelerindeki Arap müşriklerine karşı savaşırken şöyle dua ederlerdi:

“Allah’ım! Kitabımızda bulduğumuz ve ahir zamanda göndereceğin peygamberin adıyla senden yardım istiyoruz.”

Bu sebeple onlara karşı galip gelirlerdi. Fakat Allah Muhammed’i İsrailoğullarından değil de Araplardan gönderince, onu bildikleri hâlde inkâr ettiler. İşte Allah’ın şu sözü bunu anlatır:

“Tanıyıp bildikleri şey kendilerine gelince onu inkâr ettiler.” Yani Tevrat’ta özelliklerini bildikleri Muhammed gelince onu inkâr ettiler. “Allah’ın laneti kâfirlerin üzerine olsun.” (Bakara 89) Yani Yahudilerin üzerine olsun.

Taberi Tefsiri
Allah bu ayette Yahudilerin Kur’an’a ve Muhammed’e karşı takındıkları tavrı anlatmaktadır. Ayette sözü edilen “Allah katından gelen kitap”, Muhammed’e indirilen Kur’an’dır. Bu kitap, Yahudilerin ellerindeki Tevrat ve İncil’i doğrulayan bir kitap olarak gelmiştir. Katade ve Rebî‘ b. Enes de bu ayette geçen kitabın Kur’an olduğunu söylemiştir.

Allah daha sonra Yahudilerin geçmişteki durumlarını haber vermektedir. Onlar, Muhammed gönderilmeden önce Arap müşriklerine karşı onun gelişiyle üstünlük kazanacaklarını söylüyor ve Allah’tan onunla yardım istiyorlardı. Ayette geçen ifade, onların yaklaşmakta olan peygamber aracılığıyla zafer beklediklerini anlatmaktadır.

İbn Abbas’tan gelen rivayetlere göre Yahudiler, Evs ve Hazrec kabilelerine sürekli olarak yaklaşan bir peygamberden söz ediyor ve şöyle diyorlardı: “Bir peygamberin gönderilme zamanı yaklaştı. O geldiğinde sizinle Âd ve İrem kavimlerinin helâk edildiği gibi savaşacağız.” Ensar’dan bazı kimseler de Yahudilerin kendilerine sürekli bu peygamberi anlattığını söylemiştir. Kendileri müşrik olduğu dönemde Yahudiler onlara: “Son peygamber yakında gelecek.” diyerek korku veriyorlardı.

Fakat Allah Muhammed’i Araplardan gönderince Yahudiler onu inkâr ettiler. Çünkü onun kendi soylarından çıkmasını bekliyorlardı. İbn Abbas’ın rivayetinde anlatıldığına göre Muaz b. Cebel ve Bişr b. Bera Yahudilere şöyle demiştir: “Ey Yahudiler! Allah’tan korkun ve Müslüman olun. Siz daha önce bize Muhammed ile üstünlük sağlayacağınızı söylüyor, onun geleceğini haber veriyor ve bize onun özelliklerini anlatıyordunuz.” Bunun üzerine Selâm b. Mişkem şöyle demiştir: “Bize tanıdığımız bir şey getirmedi. Bu, bize anlattığımız kişi değildir.” Bunun üzerine Allah bu ayeti indirmiştir.

Katade de Yahudilerin müşrik Araplara karşı şöyle dua ettiklerini söylemiştir: “Allah’ım! Tevrat’ta bulduğumuz şu peygamberi gönder ki onların üzerine galip gelelim.” Fakat Muhammed Araplardan gönderilince onu kıskandılar ve inkâr ettiler. Halbuki onun Allah’ın elçisi olduğunu Tevrat’ta yazılı olarak biliyorlardı.

Ebû’l-Âliye de Yahudilerin müşrik Araplara karşı Muhammed ile yardım istediklerini ve: “Allah’ım! Yanımızda yazılı bulduğumuz şu peygamberi gönder de müşrikleri helâk etsin.” dediklerini söylemiştir. Ancak Allah Muhammed’i gönderdiğinde onun kendi içlerinden değil Araplardan olduğunu görünce kıskanıp inkâr etmişlerdir.

Süddî ise Arapların Yahudilere eziyet ettiğini, Yahudilerin de Tevrat’ta Muhammed’in geleceğini buldukları için Allah’tan onu göndermesini istediklerini anlatmıştır. Onlar Muhammed geldikten sonra ise onun İsrailoğullarından olmaması sebebiyle onu inkâr etmişlerdir.

İbn Cüreyc’in rivayetinde Atâ şöyle demiştir: Yahudiler, Arap müşriklerine karşı yaklaşmakta olan peygamberle üstün gelmeyi bekliyorlardı ve onun kendi soylarından çıkacağını umuyorlardı. Fakat o kendi içlerinden gelmeyince onu inkâr ettiler. Halbuki onun gerçek peygamber olduğunu biliyorlardı.

İbn Zeyd de Yahudilerin şöyle söylediklerini aktarmıştır: “Musa ve İsa’nın müjdelediği Ahmed geldiğinde size üstün geleceğiz.” Onlar peygamberin kendi içlerinden çıkacağını sanıyorlardı. Ancak Muhammed gönderildiğinde onu kıskandılar ve inkâr ettiler. Daha sonra İbn Zeyd şu ayeti okumuştur: “Kendilerine gerçek apaçık belli olduktan sonra sırf içlerindeki kıskançlık sebebiyle sizi imanınızdan döndürmek istediler.” (Bakara 109)

Allah ardından şöyle buyurmuştur: “Tanıyıp bildikleri şey kendilerine gelince onu inkâr ettiler.” Bunun anlamı şudur: Yahudiler, Muhammed’in peygamber olduğunu biliyor, onun özelliklerini Tevrat’ta buluyor ve onu tanıyorlardı. Fakat o kendi soylarından değil Araplardan gönderilince kibir, kıskançlık ve dünya sevgisi sebebiyle onu inkâr ettiler.

Taberi, bu ayetin Yahudilerin Muhammed’in peygamberliğini bilerek inkâr ettiklerini açıkça gösterdiğini söylemiştir. Çünkü Allah onların “bildikleri şey geldiğinde onu inkâr ettiklerini” haber vermiştir. Bu da onların bilgisizlik sebebiyle değil, gerçeği bile bile reddederek inkâr ettiklerini göstermektedir.

Ayetin sonunda Allah şöyle buyurmuştur: “Allah’ın laneti inkârcıların üzerine olsun.” Buradaki lanet, Allah’ın rahmetinden uzaklaştırması, aşağılaması ve kovması anlamındadır. Yani gerçeği bildikleri hâlde inkâr edenler Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmıştır.

Taberi ayrıca ayetteki “Onlara Allah katından bir kitap geldiğinde…” ifadesinin devamı hakkında dil âlimlerinin görüşlerini de aktarmıştır. Bazıları, uzun cümle sebebiyle devam kısmının açıkça belirtilmediğini söylemiştir. Buna örnek olarak şu ayeti göstermişlerdir: “Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur’an olsaydı…” (Ra‘d 31). Başka dilciler ise cümlenin devamının: “Tanıyıp bildikleri şey kendilerine gelince onu inkâr ettiler.” kısmı olduğunu söylemiştir.

Sonuç olarak bu ayet, Yahudilerin Muhammed’in geleceğini önceden bildiklerini, onu beklediklerini, hatta onunla müşriklere karşı üstünlük umduklarını; fakat o kendi soylarından değil Araplardan gönderilince kıskançlık sebebiyle onu inkâr ettiklerini açıklamaktadır.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/bakara-88/,https://kutsalayet.de/bakara-90/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız